LEZİTA ETKİNLİĞİ

Hayatımın ilk fabrika gezisine büyük bir heycanla katıldım.O günden bu yana uzun süre geçmesine rağmen hala anılarımı sayfama yazamadım.En iyisi unutmadan aklımdakileri sayfama aktarayım.

Şerife arkadaşımızın organize ettiği Lezita etkinliği için 13.Mart sabahı Alsancakta buluştuk.Bizim için Lezita tarafından ayarlanan servisle hareket ettik.Bornova semtinden de aramıza katılan blogger arkadaşlarımızla hoş sohbetler ederek fabrikaya vardık.Güler yüzlü çalışanlar bizi karşıladılar.Hep birlikte toplantı salonuna geçtik.Kısaca birbirimizi tanıdıktan sonra tanıtım toplantımıza başladık.Bu toplantıdan Lezitanın,Abalıoğlu şirketler grubuna ait bir firma olduğunu öğrendik.Benim ilgimi çeken şirketin yem işiyle başlamış olmasıydı.Yani işi basamak basamak öğrenip şimdi işlenmiş yemek teknolojisine geçmiş olmalarıydı.Yalnız tavuk işinde kalmayıp yakın geçmişte balık işine de el atmışlar.En güzeli bir de ilköğretim okulları var.Daha geniş bilgi için http://www.lezita.com.tr/tr_TR/hakkimizda bu linke bakabilirsiniz.

 

 

Biz gelelim en heycan veren kısım olan fabrika gezimize.Önce üzerimizdeki tüm takıları çıkarmamızı rica ettiler.Fabrika turunda fotoğraf makinelerine izin veremeyeceklerini söylediler.Tabi bu hepimiz çok üzdü.Sonunda ricamızı kırmayıp bir arkadaşımızın makinesine izin verdiler.Sağolsun bu görevi Müberra arkadaşımız üstlendi.Sonra üzerimize önlük ve yelek giyip,ayakkabılarımızı değiştirdik.Bone ve maskemizi de taktıktan sonra artık turumuza başlamaya hazırdık.Tabi önce birkaç fotoğraf çektirmeyi ihmal etmedik.

 

 

Fabrikada yalnız kesimi görmedik.Kişisel olarak zaten ben bunu tercih etmezdim.Bu gibi olaylarda için burkuluyor benim hatta bütün tavuk pişirmeyi de hiç sevmem.Ancak parça et halindeyken etkilenmiyorum.Bu yüzden 24 yıllık evliliğimde evime 3 kez bütün tavuk girdi.İlki kendimi tanımadığımdan evliliğimin ilk yıllarında ben almıştım.Kendimi o kadar kötü hissettim ki bir daha tövbe ettim bütün tavuk almamaya.10 yıl kadar önce ikinci kez benim bu huyumu bilmeyen kayınpederim evimize getirmişti.Ondan da rica etmiştim bir daha öyle almadı.Son kez de sağolsunlar Lezitadan ayrılırken birçok paketin içinden bir de yine bütün tavuktu.Büyük törenle hazırlanıp pişirildi ve arkadaş toplantımıza eşlik etti.Gönülsüz keçi misali biraz aksilik yaşadık ama neyse çözümünü bulduk.Akşamdan özenle terbiye ettiğim tavuğumu sabah kalkınca üzerindeki sos kalıntılarını kağıtlarla sildim.Limonla ovdum.En son tuz ve biberle tatlandırdığım tereyağını sürdüm.Amaaaaaaa evde elektrikler kesikti.Neyse dert ortağım hayat arkadaşım evdeydi de bir koşu yakındaki pidecide pişirtti.Tabi onların fırını ayarlı olmadığından rengi biraz kara olmuştu şöyle nar gibi değildi.Ama lezzet on numaraydı.Ben akıllı da rengi güzel değil diye bir tek kare bile resim çekmedim.Şimdi pişmanım ama geriye dönüş yok tabi.Neyse konuyu epey dağıttım biz dönelim yine fabrika gezimize.

Üretim yapılan yere girerken,onların verdiği ayakkabıları giyememize rağmen yine de dezenfekte madde içeren sıvı ile fırçalıyan bir düzenekten geçtik.Ardındna ellerimizi dezenfekte ettik.Böylece içeriye girebildik.Hatta bir üniteden diğer üniteye geçerken arada bu işlemi tekrarladık.

Üzerimizde gezen kesilmiş tavuklar otomatik olarak taşınıp parçalara ayrılmaya gidiyorlardı.Çoğu işlem otomatik makinelerle yapılıyor.Kemiklerinden ayrılan etler önce şoklanıp sonra işleniyor.Çalışanlar,iş kıyafeti giyiyorlar,bone ve maske takıyorlardı.Hijyene azami şekilde dikkat ediliyordu.

Hepimizi hayrete düşüren şarküteri ürünlerinin en az 72 dereceye kadar pişirildiği oldu.Biz şarküteri ürünlerinin çiğ olarak üretildiğini sanıyorduk.Meğer fırınlarda hem bir ön pişirmeye hem de tütsü aroması verilmeye tabi tutuluyormuş.

 

 

Sonra döner yapım atölyesine girdik.Burada resim çekemediğimize üzüldüm.Çünkü tam resimlik bir görüntüydü.Bir tararfa tavuk bir tarafta et dönerleri dizi dizi sıralanmışlardı.Burda bize sıcacık dönerden tatma fırsatı sağladılar.Eğlenceli bir deneyimdi.Benim favorim tavuk döneri oldu.

Bundan sonra cordon bleu yapımını görmeye geçtik.Burda bir bantta ilerleyen,baharatla tatlandırılmış tavuk hamurunun içine,bayanlar tarafından jambon ve kaşar peynirleri konuyor. Daha sonra makinelerde otomatik olarak kaplanıp çok kısa bir süre kızartılıp süzdürülüyor.Bu arada hatalı olanlar bir kenara ayrılıyor.Onlar bantta ilerliyemiyor.

 

 

En son bütün tavukların paketlendiği birimi gezdik.Burda paketlenme işçiler tarafındna çok hızlı bir şekilde yapılıyor.Sonrasında kontrolden geçiyor.Yine hatalı olanlar ayrılıyor.Paketleme bölümünde de aynı işlemi görmüştük.Uzunca bir banttan geçen paketler üzerindeki etiket yanlış şekilde konmuşsa bile aynı yolculuğu tekrar yapıp düzelildikten sonra kolilere konup depolara gidiyor.Soğuk zincir fabrikada başlayıp marketlere kadar izleniyormuş.

Fabrikadaki gezimizi tamamladıktan sonra tekrar üzerimizi değişip toplantı salonuna geldik.Bu kez bizim için hazırlanmış öğle yemeğine buyur edildik.Lezitanın çeşitli ürünlerine eşlik eden çorba,et,salata ve tatlıdan sonra hafif bir rahavet çökmüş olarak toplantı salonuna döndük.

 

 

 

 

Bu kez bizim Lezitadan beklentilerimizi sordular arkadaşlarımızla aklımıza gelenleri onlardan rica ettik.Onlar da ''bizi izlemeye deva edin''diye cevap verdiler.Biz de Lezitayı izliyor olacağız.

Ayrılırken bizi karanfil ve bir kutu dolusu Lezita ürünleriyle uğurladılar.Tabi yine resim çekilmeyi ihmal etmedik.Bizim için bekleyen servisimize binip evimizin yolunu tuttuk.

 

 

Ceren Hanımın şahsında tüm çalışanlara güler yüzleri ve sıkılmadan tüm sorularımıza verdikleri yanıtlar için teşekkür ederim.Orada da belirttiğim gibi çalışanlarını böyle içten, azimli ve samimi olmalarını sağlayan Lezita firmasına da teşekkür eder,başarılarının devamını dilerim.Hepinize iyi çalışmalar arkadaşlar. 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !